Yaz Pencereden Baktırır, Ter Toksin Attırır

fotografBakalım Türkiye’ye geldik geleli, günler nasıl geçmiş.. İşte Haziran ortalarından kenara köşeye yazdığım birkaç anı:

“Şudur budur, şöyle böyle demeden önce kaç kişi sıcak havalara rağmen çocuklarıyla aktiviye yapmaya hala hevesli bir görelim. Evet kaldırın ellerinizi, sayıyoruuummm… Ohooo vallahi çok saydım!! Harika!!

Geldik geleli, Ali’nin özlemle beklediği Goda’sı (Moda Parkı), deniz kenarı ve bahçeleri dışında alnımızdan ter damlarken ve yazlığa gitmeden ne tür aktiviteler yapabileceğimizi düşünüyorum. Ali “Yawrum bak haydi önüne leğen koydum, içine tabak çanak, yıka bakalım” olan bahçe/balkon su oyunlarını bırakalı neredeyse 1 sene oluyor. Zihinsel oyun ve oyuncaklara da fazlasıyla okulda doyduğu için ne sayılar ne de harf ve phonics (fonetik sesler) cazip değil. Ölüp bittiği tren karakteri Thomas &
Arkadaşları’nı burada yabancılık çekmesin diye çantalarda taşıdık, ama gel gör ki yüzlerine bile baktığı yok. Böylece bize kalan açık alan aktiviteleri  tırmanmak, atlamak, elindeki birşeyi fırlatmak, tutunmak, kendini yukarı çekmek veya aşağı doğru sallamak, ve Scooter ya da bisiklet ile hız yapmak olduğu için parklardaki salıncak ve kaydıraklar da eskisi kadar cazip değil. İstanbul’un Ali için en çekici yanları ise tartışmasız sesler, renkler ve tabi ki kalabalık aile ortamı olunca problemi çözmek çok da zor olmadı aslında.

Yaklaşık 2 sene önce yenilenen Göztepe Parkı gerçekten ağırlıklı olarak çocukları düşünülerek tasarlanmış. İçindeki kocaman korsan gemisi, bir zamanlar annemin kendi anaokulu olan “Sihirli Çan’ın” bahçesindeki çocuklar için getirtilen o hakiki gemiyi hatırlattı bana. “Ne projeymiş amaaa yaaa” diyoruz hala eş dostla. Annem Ferda Çobanoğlu’nun bunu ilk düşünen kişi olması da ayrı bir gurur gerçekten.. Yine Göztepe Parkı içindeki akvaryumlar görmeye değer; ister balıkların nasıl yüzdüklerini anlatın ister karşısına geçip çocuğunuza yemek yedirin. Bunun yanında geleneksel salıncak ve kaydırakların dışında, zıplama trambolinleri harika ama daha da müthiş olan teleferik sistemiyle zıırrrttt diye aşağı kaymak. 2,5 yaş altı için uygun değil ama 3 yaşındaki bir çocuk yanında bir yetişkin ile rahatlıkla aşağıya doğru sıkıca tutunup kayabilir. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, sona doğru aşağıda üzerine binilen oturağın biraz hızlıca tepedeki “durma koluna” çarpması. Oturan kişiyi hoop diye geriye doğru öyle bir sallıyor ki, ilk bir-iki sefer için biraz heyecan ve korku yaratabilir.

Çocuğunuz henüz okula gitmiyorsa veya okula ara verip erken yaz programına başladıysa, size vereceğim yegane tavsiye tüm günü eve tıkılı kalıp geçirmemeniz. İster bahçede, ister parklarda olun ama mutlaka sabahtan temiz havaya çıkmaya bakın. Öğlene kadar iyice yorulup, sıkı bir öğlen yemeği yiyen çocuğunuz ister istemez dinlenmek ve/veya uyumak için yer arayacaktır.Parkları tavaf ettiyseniz ve daha değişik bir aktivite istiyorsanız, kesinlikle ve kesinlikle Kadıköy Çarşısı’na, oradaki Balık Pazarı‘na gitmenizi tavsiye ederim. Duyu gelişimi açısından harika bir deneyim kazanacağınızı garanti ediyorum. Görsel, işitsel, dokunsal, tatsal, duyusal, ne arasanız var!! Moda İlkokulu’nun ordan tramvaya binerseniz de nostalji yaşarsanız. Önemli olan eski zamanların ne kadar daha iyi olduğu düşüncesiyle negatif olmak değil, şimdinin ve bu anın keyfini çocuğunuzla paylaşmak. Tarihi Baylan Pastanesi‘ni detaylarıyla yazmıyorum, bilen bilir ancak vaktiniz varsa Baylan Kup’u yemeden geçmeyin.

Bence çarşının en can alıcı yeri balıkçılar. Üzerine saatlerce konuşabileceğiniz, çocuğunuzla beraber masallar yaratıp sonra evdekilere anlatabileceğiniz harika bir fırsat. Bazı balıkçılar daha arkadaş canlısı, birşey almadan vakit geçirmenize pek takmıyorlar; hatta çocuklara laf atma konularında üstlerine yok :)) Bazılar ise, birşey almayacaksanız daha az hoşsohbetler hatta sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Ama ne olursa olsun, çocuğunuza hem alışveriş yapma tecrübesi hem de akşam leziz bir balık yemesi için, bence ufak da olsa bir torba birşey alabilirsiniz. Çocuğunuzun genel tepkisine göre, balıkların nasıl temizlendiğini görebilir veya o bölümü geçebilirsiniz. Unutmayın, herhangi bir olaya öncelikle sizin nasıl tepki verdiğiniz çocuğunuzun o olaya nasıl tepki vereceğinin ilk yapı taşlarıdır.”

Bu yazı Sosyal Gelişim, Yaz Programı kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum icin asagidaki soruyu cevaplayin * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.