Tiddler- Hikaye Anlatan Minik Balık

 

 

 

 

 

 

 

 

Nerden başlasam, nasıl anlatsam? Hem benim hem de Ali’nin okumaya doyamadığımız kitaplardan bir tanesi. 2007 yılında İngiltere’de Julia Donaldson tarafından yazılan ve Alex Scheffler’in resimlediği “Tiddler- The Story Telling Fish”Tiddler’ın hayal dünyasında kaybolup her sabah okula geç kalmasını konu alıyor. Masalın en başarılı yanı, çocuklara hayal kurmanın ve yaratıcı olmanın güzelliğini sunması. Her zaman olduğu gibi yazar Julia Donaldson, kafiyeli cümleler ile masalı keyifle dinlenebilir hale getiriyor:

... “Sorry I’m late. I was riding on a seahorse.” “Sorry I’m late. I was flying with a ray.” “Sorry I’m late. I was diving with a dolphin.” “Tiddler told a different story every day.”

Kitabın bir başka amacı balık türlerini ve deniz canlılarını sıkıcı olmadan küçük çocuklara tanıştırmak. Tiddler masalını nereden bulabilirim diye üzülmeyin. İş Bankası Kültür Yayınları, “Minik Balık” ismiyle Türkçe’ye çevirip yayınlamış.

İtiraf etmeliyim ki, İngilizcesi daha başarılı; kelimelerin birbirleriyle oyunu dil ve artikülasyon gelişimi açısından çok faydalı. Karakterlerin kimi zaman birbirleriyle dalga geçmesi, sosyal gelişim yönünden de çocuklara toleranslı olmayı ve bazen gülüp geçebilmeyi gösteriyor. Hikayedeki gizli kahraman ise, Tiddler’ın her zaman hakkını koruyan, ona destek çıkan ve hatta başını dertten kurtaran sınıf arkadaşı Little Johnny Dory.

İlginç bir şekilde bu kitap, Ali 18 aylıktan itibaren akşam saatleri bizim yemek masamızdan hiç eksik olmadı. Eşim ile farkettik ki, her balık yemeği yaptığımızda Ali “Tiddler’ı oku Anne” demeye başlamıştı. Bir ara, o dönemlerde akşam yemeklerinde masamız aklınıza gelen her türlü kitap, oyuncak, oyun hamuru, kalem, defter vb görsel malzemeyle doluydu. Onun bazen oyuncakları ile oynamasına izin verdik, bazen de defterlere karalama yapmasına. Ali’nin yemeğe ilgisinden çok, mama sandalyesinde kalmasını sağlamak için geliştirdiğimiz tekniklerdi. Tiddler’ın hikayesi, acaba balığı yerken ters tepki yapar mı diye bizde kaygı seviyemizi arttırırken, bir de baktık ki Ali çatalına batırdığı Alabalık parçasına “Hihihihi Anne bak, Tiddler” diyor. Ondan sonraki günlerde, balığın yanındaki ızgara sebzelere ya balık ya da deniz canlıları ismi vermeye başladık. Babasının sayısız teşvikleri ve benim komik seslendirmelerimle, yemek düzenmizdeki en sancılı ve zor dönemlerimizi bu kitapla aşar olduk.

Bir kitapla çocuk yemek yemeyi öğrenir mi? Hayır tabi ki. Ama hikaye anlatımı ve bazen bir karakter çocuğunuzun ilgisini çekerek onu belli bir gıda maddesine ilgi duymasına yardımcı olabilir. Yeni yollar denemekten çekinmeyin, yeter ki deneyin..

 

Bu yazı Hikaye Anlatımı, Tavsiye Ettiklerim, Yemek Alışkanlığı kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum icin asagidaki soruyu cevaplayin * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.