Eve Dönüş

Yazının başlığını yazar yazmaz şaşkınlıkla gülümsedim. “Ev”in neresi olduğuna dair bilinçaltım burayı, İstanbul’u gösteriyor demek ki dedim. Ama dışarıda herhangi biri “Nerede oturuyorsunuz?” diye sorsa, muhtemelen cevabım “Beckenham, İngiltere” olurdu. Oturmak ve yaşamak, var olmak ve hayata devam etmek ile ait olmak çok başka.. En azından benim için. Geçen gün akşamyemeğinden Moda’dan dönerken arabada Ali “Aaa İstanbul’a geldik!!” dedi. Zaten İstanbul’da olduğumuzu ve orasının anneanne ve dedenin evi olduğunu, Ali’nin tam anlamıyla özümsemesi biraz zaman aldı. Sonunda İstanbul Şifa Evi ve İstanbul Tuzla Evi diye aklına yatmış olacak ki, “Burası İstanbul Şifa Evi” diye onayladı. Buraya kadar Türkçe konuşuyorken Ali bir anda İngilizce’ye dönerek “Ama benim evim çok uzakta, Beckenham’da” dediğinde onun adına “bir yere ait olma bilinci”ne sahip olduğu için hem çok sevindim, hem de, ne yalan söyleyeyim, içim bir garip oldu.

Yurtdışında yaşamayı seçen, yaşamak zorunda kalan veya yurtdışında bir yakını olup da memleketinde onun/onların hasretini çeken birçok aile ne demek istediğimi çok iyi bilir. Gurbet, özlem, hasret, eksiklik, gönül acısı, gurur kaynağı, eh ne yapalımlar, boğazımdan geçmezler, ben onun sesinden anlarımlar, ayrılık, bekleyiş, kavuşma, bir daha ne zaman geleceksinler ve yine ayrılık… Kalan ve giden arasında hem ortak bir his hem de farklılıklar olsa da, her zaman kaçınılmaz bir bekleyiş var. Bu ortak payda veya farklılık sadece yetişkinler arası değil, çocuk ve yetişkinler arasında da değişkenlik gösteriyor, tıpkı Ali’nin örneğindeki gibi.

Ama biz şimdi bu gurbet ve ayrılık konularını şimdilik bir yana bırakalım ve benim gözümden, “Eve Dönüş”ü kutlamak için kolları sıvayalım. Akademi Baby LONDON İstabul’da neler yapacak, neler araştıracak ve tabi ki neler deneyimleyecek? Öncelikle, birçok meslektaşım ile kaldığımız yerden sohbetlere canlı canlı devam edeceğim. Son zamanlarda maalesef Türkiye’de olan üzücü olayların hem psikolojik hem de sosyolojik olarak  aile-çocuk ilişki üzerine yansımalarına derinden bakabilme ve destek verebilme imkanım olacak. Ardından birkaç zaman içinde duyurusunu yapacağım keyifli Anne-Baba Seminerleri ve çocuklar için, Duyu Gelişimi Geliştirici Oyungrupları gerçekleşecek. Bunun yanında “Tavsiye Ettiklerim” için yeni kitaplar ve oyuncaklar araştırmaya hemen başladım, ve inanılmaz heyecanlıyım. Umarım benim bu heyecanlarım şimdiden sizlere de yansımıştır. Öyleyse keyifle bir “Yaza Merhaba”!!

Bu yazı Aidiyet kategorisine gönderilmiş ve , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum icin asagidaki soruyu cevaplayin * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.