Çocuk Kendi Hakkını Koruyabilir Mi?




 

 

 

 

“Human rights are the basic standards that people need to live in dignity.  All human beings are entitled to enjoy human rights.  Human rights exist to make sure that we are treated properly and fairly, and given the freedom to develop to our full potential, and to promote our wellbeing.
In addition to the rights that are available to all people, there are rights that apply only to children.  Children need special rights because of their unique needs – they need additional protection that adults don’t.  The United Nations Convention on the Rights of the Child is an international document that sets out all of the rights that children have – a child is defined in the Convention as any person under the age of 18. Governments can decide whether they will ratify the Convention, which means that the government agrees to make sure that all of these rights are available to children.”

http://www.lawstuff.org.uk/the-facts/what-are-childrens-rights

Yukarıda verdiğim internet sitesi adresinde yazının devamı bulunuyor. Özetle verilen mesaj şu:

İnsan hakları, kişilerin onurlu bir şekilde yaşamalarının en temel yapı taşlarındandır. Bütün insanların, bireylerin eşit ve düzgün muamele görebilmesi için oluşturulmuştur insan hakları. Ve tabii ki var oluşumuzun, varlığımızın ve sağlığımızın en yüksek mertebede işlemesi için bizlere tüm hak ve özgürlükler sağlanmalıdır. Buna ek olarak, mesele çocuk olduğu zaman ayrıca çok özel standartlar içerisinde “Birey Hakkı”nın sağlanması elzemdir. Özel ihityaçları olan genel olarak tüm çocukların (burada ayrıca bebek denmiyor, çocuk tüm küçük bireyleri kapsıyor çünkü) yetişkinlerden farklı olarak fazladan korumaya ihtiyaçları vardır. Ve elbette bu korumayı ve hakları sağlayıp uygulamaya koyacak sistem de Devlet ve Hükümet tarafından gerçekleştirilmelidir.

Bebekler ve çocuklar ne zaman kendi haklarını korurlar? Koruyabilirler mi? Ne yazık ki 18 yaşına kadar konulan bir sınır var, yani bu şu demek: 18 yaşın altındaki bireyler, kendi kendilerini ruhsal ve hukuken koruyamazlar. Onları yetişkinlerin temsil etmesi gerekir. İçgüdüsel olarak tepki vermek daha doğduğu andan itibaren başlıyor. Ve fiziksel olarak kendini koruyabilmek ilginçtir ki, aslında 1,5 yaşından itibaren çok net görülüyor. Yürüyüp ayaklanan küçükler, istemedikleri bir durumda sıkıntılarını ağlayarak, ısırarak, tırmalayarak, vurarak, çekiştirerek gösteriyorlar. Daha büyüdüklerinde protesto etmek, söylemek ve hakkını aramak olarak 2,5 yaşının en belirgin özelliği. Bu tepkilerde bile anne-baba olarak bir “Dur… Yapma… Ayıp” diyiveriyoruz. AYIP kelimesi bizim kültürümüzde çok yaygın tabi- ne demek ayıp yani? Ağız alışkanlığı ile çocuğun yanlış yapmasını engellemeye çalışan bir yetişkin savunma mekanizması. Aferin o zaman!!! Çocuğum koruma kendini, AYIP…

Biliyor musunuz, İngiltere’de hiçbir kreşte (bebekleri doğal olarak kucağa almanın dışında ve özbakımlarını karşılamanın yanısıra), anaokulunda ve ilkokulda yetişkinler çocuklara çok acil bir durum olmadıkça (örneğin, ciddi bir kaza sonrası çocuğu kucağa alma ve ona sarılma) fiziksel olarak sevgi göstermezler. Düzeltiyorum: GÖSTEREMEZLER! Yasaktır, hukuken cezası vardır ve sicilinize işlenir. Öpmek, makas almak, okşamak vs vs sadece aile tarafından yapılmalıdır. Yaparsanız, inanın inanmayın çocuklar ya kafalarını çeker ya da yanaklarını siler, ve de mutlaka akşam evde ailesine söyler.

“Aaaa abartı ama, çocuğum sevildiğini nasıl anlayacak? Bunlar da soğuk millet zaten, aman onların okulları kendilerine kalsın.” dediğinizi duyar gibiyim. İngilizleri eleştirdiğim binlerce konu var ve herşeyin ölçülü olması önemli, ancak ben bu konuda buradaki sistemle aynı fikirdeyim. Daha küçücükken kendini koruyabilmesi için bir adım atılıyor ve öğretiliyor. “Çocuk bedenime dokunma” ve hatta “Ben bir bireyim, bana saygı göster”.

Bugün Berkin Elvan, nur içinde yatsın minik bedeni, hakkını koruyamadığı ve ona haksızlık edildiği için yaşamını yitirdi. Acıların hangisi en acı diye konuşmak yersiz, ancak kanınızdan canınızdan bir sevdiğinizin kaybı dayanılması çok ama çok zor dir durum. Berkin’in ailesine Allah sabır ve dayanma gücü versin. Bizler de unutmayalım ki yetişkin olmak, bize çocuklar üzerinde bir üstünlük sağlamamalı. Kaçınılmaz bir ebeveyn-çocuk statüsü var diye bunun orantısız güce dönüştürülmesine kesinlikle karşıyım. Evet çocuklarımızı bir toplum içinde birey olmaları için eğiteceğiz, yol göstereceğiz, gerekirse düzelteceğiz. Ama haklarını çiğnedemen, kaba kuvvetle itelemeden sürüklemeden, avaz avaz bağırarak korkutmadan, manevi baskıyla ruhsal olarak derin yaralar bırakmadan.  Yoksa, o çocuklar da ileri nesillere bu yöntemleri aktarır ve bu nehir bu şekilde akar gider. Sevgi ve hoşgörü dileklerimle…

 

 

Bu yazı Anne-Baba Tutumu, Çocuk, Çocuk Hakları kategorisine gönderilmiş ve , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Çocuk Kendi Hakkını Koruyabilir Mi? için 1 cevap

  1. Ferda cobanoglu der ki:

    Toplum, öncelikle aileyi ve dolayısıyla çocuğu gözetmeli ve korumalıdır. Aslında bu yaklaşımla kendi geleceğini de güvenli ve sağlıklı toplum yaratarak kolaylaştırmış olur. Aile yaşadığı topluma güvenmeli ve onun kendini ve evladını da koruyacağına da inanmalıdır. Bugün yaşanılan gerçek yukarıda söz ettiğiniz gibi hüsranla, kargaşayla, mutsuzlukla, haksızlıklar ve büyük bir yanlışlıkla son bulmuştur. Hakkını savunamadan,, genç olamadan kaybolup giden Berkin’in ardından üzüntüler ve gene derin yaralar kalmıştır….
    Tüm ülkenin çocuk ve genç haklarını koruyacak bir gelecek için hepsine siper, dayanak ve kuvvetli olalım…
    Nurlar için de yat Berkin..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum icin asagidaki soruyu cevaplayin * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.