Bize Yardım Et Aziz Petronius


“Annee sana fıstığımı göstereyim mi?”

… (Cristina kendi kendine) “Sabah sabah nerden çıktı yine bu gösterme konusu?”

“Samuel’cim şimdi göstermene gerek yok, ben biliyorum zaten. Haydi bakalım, ayakkabılarını giy, okula gideceğiz.”

“Hayır! Göstermek istiyorum! Göstereceğim!”

… Sessizce, tepkisiz yüzüne bakmış; ne kaşını çatarak ne de kaldırarak, bakmış öylesine. Gülse bir türlü, gülmese bir türlü. Birkaç zaman önce de demiş, yapmış; o zaman “Peki neden göstermek istiyorsun?” demiş Cristina, “İşte istiyorum” deyip göstermiş Samuel.

Saat 8:50, karşı evdeki İspanyol komşu alı al, moru mor karşımızda. Beraber okula götürmek üzereyiz çocukları.

“Ay Dios Mio! Aman Allah’ım! Gördük yine fıstığı.. Oh! Herkes rahat, herkes memnun! Ayudenas St.Petronius! Bize yardım et Aziz Petronius” diyor arkadaşım. Anlatıyor 4 yaşındaki oğlunun bu sabahki macerasını ve “Ama ben kendi cephemde son sözü söylemek üzere hemen hazırlandım tabi” diye de devam ediyor:

“Samuel’cim peki, pipiyi gösterdin ama bunu sürekli yapmana gerek yok, çünkü anne zaten biliyor senin vücudunu. Bir  de öyle her zaman elbiselerimizi açıp vücudumuzu başkalarına göstermemeliyiz.”

Yolda beni bir düşüncedir alıp gidiyor. Karnı burnunda doğurdu doğuracak Cristina şu günlerde; hemen bebek meselesini merak ediyorum. “Samuel ona dair neler sordu?” diyorum. Bebeği biliyormuş ama nasıl doğacağına dair sorular henüz aklına gelmemiş. Ya gelirse?

Çocukların bitmez tükenmez merakı, aslında onların bilgiyi öğrenmeye ne kadar istekli olduğunu gösterir. Bu yüzden de “Neden?” onların en favori sorularından biridir. Küçük çocukların sordukları sorular kadar, cevapları anlama süreleri de bir o kadar kısa olabilir. Uzun ve bilimsel cevaplar yerine basit ve anlaşılır ama gerçekçi cevaplarımız onların sorularına birebir çözümler olacaktır. Ama mutlaka ve mutlaka sorularını cevaplayalım ve onları görmezden gelmeyelim. Çocukların soyut düşünme becerileri 9 yaşından sonra ilerleme gösterir ve 12 yaşından sonra oturmaya başlar.  Sıkça rastlanabilecek birkaç “ooppsss” soruya verebilecek yerinde cevaplar:

NEDEN ELBİSELERİMİ ÇIKARTAMAM?

Burası elbiselerini çıkartabileceğin bir yer değil. Mesela, yüzmeye gittiğimizde spor salonunda veya yazın deniz kenarında, elbiselerimizi çıkartıp sonra mayolarımızı giyeriz. Ya da, kendi evimizde başbaşayken, bazen banyo öncesi sana iççamaşırınla kalman için izin veriyoruz. Ama dışarıda sokaktayken, elbiselerini giyiyor olman daha doğru olur.”

NEDEN KIZLARIN PİPİSİ YOKTUR?

“Çünkü sadece erkeklerin pipisi olur ve erkeklerin vücudu kızlardan farklıdır.

Bazı aileler çocukları küçükken vücuttaki cinsel organları değişik isimlerle adlandırabilir ve sonradan çocuklar büyüdükçe gerçek isimlerini öğretebilirler. Bu ailenin kendi karar vereceği bir olgudur. Buna karşın, birçok uzman çocukların kendilerinden utanmamaları için cinsel organların gerçek isimlerini öğrenmelerini öneriyor.

BEBEKLER NEREDEN GELİR?

“Bebekler annelerin karnında büyür ve doğumgünleri olduğu zaman annenin karnından gelir/ doğar.”

NEDEN BU ADAM ÇOK BÜYÜK / ŞİŞMAN?

“Herkesin farklı bir vücudu vardır: kimisi biraz daha uzun veya kısa olabilir, kimisi de biraz daha büyük veya küçüktür. Bak mesela ikimizin saçları bile farklı, öyle değil mi?”

Eğer çocuğunuz şişko veya şişman kelimesini kullandıysa, lütfen ona bu kelimenin başkalarını üzebileceğini ve bu yüzden kullanmaması gerektiğini hatırlatın. Belki okuldan veya arkadaşlarından duydu; düzeltmek ve açıklamak oldukça kolay, o yüzden özen göstermekte fayda var.

NEDEN ARKADAŞIMIN BABASI YOKMUŞ, ÖLMÜŞ NE DEMEK?

“Arkadaşın mı anlattı sana bunu? Eğer öyleyse, seninle paylaşmak istemiş. Babası yokmuş veya ölmüş demek artık onlarla birlikte olmaması demek. Arkadaşın babasını göremez ama annesi ona babasını anlatabilir ve onu hala çok severler.”

Uzman Klinik Psikolog Göksu Telmaç’ın ölüm konusuyla ilgili güzel bir açıklaması var:

Ölüm ile karşılaşmak hepimiz için yıkıcıdır. Çocuklar ise bu dönüşü olmayan gidişin ciddiyetini kavrayamazlar. Geri döneceğine inanırlar. Onların izledikleri çizgi filmde bile gökdelenden düşen karakter kalkıp yeniden yürür. Tamamen yok oluşla tanışmamışlardır. Bir aile yakınının vefatı durumunda en tehlikeli cümleler “O bulutların üzerinde, seni görüyor, seni izliyor” vb dir. İzleniyormuş hissi çocukların fobik duygular taşımasına neden olmaktadır.

Yakında Samuel Ali’ye de şu gösterme işini öğretmeye kalkar; en iyisi mi biz önceden hazırlıklı olalım da yeni bir Aziz Petronuis vakası yaşamayalım 🙂

 

 

 

Bu yazı Büyümek, Değişim kategorisine gönderilmiş ve , , , , , , , , , , ile etiketlenmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bize Yardım Et Aziz Petronius için 3 cevap

  1. Ferda Çobanoğlu der ki:

    Nasıl güzel bir Anektod 🙂 Gerçeğin ta kendisi! Samimiyeti elden bırakmayan yazıların için teşekkürler Eda. Gerçek hayatta bunlar oluyor değil mi? Çocuklar; ilgiyle gizli kalmış şeyleri ortaya çıkarmaya meraklıdırlar. Hele yaşları 4 gibiyse, kesinlikle somut şeyler ilgilerini çeker. Pipi vardır, işe yarıyordur ve niye kapanmalıdır?:)))))
    Kız öğrencilerimden biri önce babasına” pilpini gösterirmisin? demiş… Bakmış olmuyor bu defa kapıdan içeri ziyarete gelen dedesine ” dede pipini gösterseneeee” diyince acilen ailecek bana koşmuşlardı!!! ” ferdanım n’olucak bizim kızımızın durumu? diye..
    Çocuklar sorar büyükler anlatır, sormanın ardı kesilmez ve işler karışırsa bizler düğümü çözmeye çalışırız:))
    Sevgiler

  2. Turkan der ki:

    Bizde de iki kuzen bir birini keşfetmeye çalıştı bir süre ama saklanarak,sonra annem fark etti bu durumu ve ikisini karşısına aldı ve dediki kızlar çok mu merak ediyorsunuz açın beraber bakalım dedi,ikisininde kilot aşağı indi ve annem anlattı tam olarak ne dedi hatırlamıyorum ama o gün bugündür keşfetmeyi bıraktılar :)ama öğrenir paylaşırım en kısa zamanda 🙂

    • Eda Güney der ki:

      Ay Dios Mio 🙂

      Paylaştığın anketod muhteşem Türkan. İyi ki yazdın çünkü çok sık rastlanabilecek bir durum. Evet, mutlaka annenin ne dediğini öğrenip bize yaz, çünkü “Haydi beraber bakalım”dan sonraki asıl kilit nokta orası.
      Sevgiler

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorum icin asagidaki soruyu cevaplayin * Time limit is exhausted. Please reload the CAPTCHA.